yorumdayiz.net
 

Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.
20-04-2014, 06:10:27

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: TARİKATLAR...  (Okunma Sayısı 10769 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
fibal
Ziyaretçi
« : 20-08-2007, 18:29:12 »





İstanbul’da İsmailağa Camii’ndeki cinayet ve linç olayının ardından tarikatlar yine tartışılmaya başladı. Çoğunlukla kapalı bir ilişki ağı kuran ve içe dönük yaşayan tarikatlar, bunlardan doğan cemaatler neredeyse tüm şehirlerde faaliyette. Kökleri çok eskiye dayanan tarikatların çizgisinden geldiğini iddia eden birden fazla cemaat var. Sık sık kendi içlerinde bölünüyor, aralarında mücadele ediyorlar.



Çoğunlukla kurdukları vakıflar aracılığıyla hareket ediyorlar. Kimileri de neredeyse holdingleşmiş durumda. Postluk bazen babadan oğula, bazen kardeşlere geçiyor. Cemaatlerin bazılarının siyasetle çok yakın bağları var, bazıları politikayla ilgilenmiyor. Ancak tüm Türkiye’nin her bölgesinde günlük hayatı ve insan ilişkilerini etkiliyorlar. Tarikatları, kurucularını, etkili oldukları bölgeleri, yaklaşımlarını araştırdık, haritasını çıkardık.

İSTANBUL-KAYSERİ-DÜZCE-ANKARA

Kadiri Muhammediye

Kadiri tarikatı kökenli Muhammediye kolu İstanbul, Ankara, Kayseri ve Düzce’de güçlü. Lideri Şeyh Seyyid lakabını kullanan Muhammed Ustaoğlu. 1987’de imamlıktan emekliye ayrılan Ustaoğlu, İstanbul’da yaşıyor. Kendisinden sonra yerine geçmesine kesin gözüyle bakılan oğlu Muhittin Ustaoğlu da Diyanet İşleri’nde görevli, Düzce’de imamlık yapıyor. Cemaatin Kayseri vekili Muammer E. Almanya vekili Şükrü Oral. Muhammediye, tarikat şeceresini Kadiri tarikatının kurucusu Abdülkadir Geylani’ye dayandırmakla birlikte kendisini Nakşibendi ve Mevlevi geleneğinin parçası kabul ediyor. Zikir törenlerinde zaman zaman yaklaşık bin kişiyi buluşturmayı başarıyor.

KÜTAHYA

Halveti tarikatının Şabaniye Kolu

Şeyhlik postunda Mehmet Dumlu oturuyor. Türkiye’nin en aktif Halveti tarikatı olarak biliniyor. Düzenli yaptıkları zikir törenlerine kadın ve erkeğin bir arada katılmasıyla tanınıyorlar. Kütahya merkezli cemaatin zikir törenlerine İstanbul’un yanı sıra, Bursa, Uşak, Eskişehir, Ankara ve Afyon’dan da geniş katılımlar oluyor.

ANKARA-VAN-Ş.URFA-İSTANBUL

Hizb-ut Tahrir

Grup kendisini "İdeolojisi İslam olan parti" olarak tanımlıyor. Adlarını Hizb-ut Tahrir Türkiye sözcüsü Yılmaz Çelik’in İstanbul Fatih Camii’ndeki basın açıklamasıyla duyurdular. Ankara ve İstanbul’un yanı sıra Şanlıurfa ve Van’da da güçlü oldukları biliniyor. Örgüt çalışmalarını Ankara merkezli Köklü Değişim adlı dergi çevresinde sürdürüyor.

ANKARA- ANTALYA

Galibiler

Kadiri-Rufai tarikat geleneğinden gelen cemaatler arasında tarikatlığını ilan eden tek kol. Şeyhleri Hacı Galip Hasan Kuşçuoğlu. Zikirde şiş çekmeleriyle tanınıyorlar. Her perşembe akşamı Ankara’nın Hüseyingazi semtindeki Tevhid Camii’nde yaptıkları zikre yaklaşık 3 bin kişi katılıyor. Müritlerin çoğu çevredeki sitelerin esnafı. Şeyh Kuşçuoğlu kendisini şöyle tanımlıyor: "Mezhep olarak Hanefi; meşrep olarak Alevi; yol olarak Kadiri-Rufai Galibiyiz." Faaliyetlerini, şeyhin adını taşıyan eğitim vakfı kanalıyla sürdürüyor. Cemaat Antalya’da da faaliyette.

ERZURUM

Nurcu Kırkıncı Hoca Grubu

Said Nursi’nin ölümünden bu yana Nurcular 10’dan fazla gruba bölündü. En etkin grup Fethullah Gülen cemaati. Ancak, Nurcular içinde bir isim var ki, Said Nursi’nin ölümünden bu yana "talebeler" içindeki saygın önder konumunu hiç kaybetmiyor. Bu isim, Nurcular arasında Kırkıncı Hoca olarak tanınan Mehmet Kırkıncı. Said-i Nursi’nin, "Evlerinizi medrese yapın" çağrısına uyup Erzurum Karanlık Kümbet Medresesi’ni kuran Kırkıncı, yaşamını burada sürdürüyor. 12 Eylül darbesinden iki yıl sonra MGK Başkanı Genelkurmay Başkanı Kenan Evren’e mektup yazan Kırkıncı Hoca, "Dini güçlendirmek, milleti güçlendirmektir" demiş, ima yoluyla da olsa anayasa referandumunda cemaat desteğine karşılık, cemaate destek arzusunu dile getirmişti. Bu tavrı nedeniyle Nurcular arasında eleştirilse de, müridleri ve Gülen’i Nurcu yapan hocası olduğu için, Gülen Cemaati taraftarları arasında özel bir otoriteye sahip.

TRABZON

İcmalciler

Kadiri Tarikatı’nın İcmal Kolu’nun lideri Haydar Baş son dönemde çalışmalarını Bağımsız Türkiye Partisi adıyla sürdürüyor. Parti, 3 Kasım 2002 seçimlerden büyük bir yenilgiyle çıktı. Ulusal televizyon ve günlük bir gazetenin sahibi Haydar Baş’ın Türkiye’nin en zengin cemaat liderleri arasında olduğu iddia ediliyor. Trabzon ve çevresinde güçlü. Baş’ın ismi Trabzon’daki rahip cinayeti sonrasındaki tartışmalarda geçmişti.

İSTANBUL-BURSA

Cerrahiler

Halveti tarikatına dayanıyor. Dergahları, İstanbul’da Fatih-Karagümrük’teki Kethüda Canfeda Hatun Camii bitişiğinde. Zikirlerinde, müzik ve ibadet dışında hiçbir şey konuşulmuyor. Müritleri arasında çok sayıda tanımış ses sanatçısı bulunuyor. Tarikatın Tophane’deki Kadiriler yokuşundaki Kadirhane’sinde düzenlenen zikir törenleri neredeyse turistikleşmiş durumda. Kadirhane’nin şeyhi Ahmet Misbah Erkmenkul. Celvetiye tarikatına bağlı İsmail Hakkı Bursevi tarafından kurulan Hakkıye kolunun müritleri ise en çok Bursa’da yaşıyor. Kurucularının adını taşıyan bir vakıfları var.

İSTANBUL-ANKARA-ÇORUM-BOLU


Uşşakiler

Halveti Tarikatı’nın bir kolu Uşşakiye. Merkezi İstanbul Kasımpaşa. Kurucusu Pir Hüsameddin’in türbesi de bu semtteki aynı isimli camide. Tarikatı kamuoyuyla tanıştıran isim İbrahim İpek. Uzun yıllar sessiz faaliyet gösteren tarikat o­nunla birlikte ün kazandı, İpek Yolu adlı yeni bir cemaat oluştu. İpek’in 2000 yılında ölümünün ardından posta 44 yaşındaki eski milli güreşçi Fatih Nurullah oturdu. Nurullah tarikat nüfusunu artırmak için herkese açık kutlamalar, piknikler düzenliyor; zikirleri tarikat üyesi olmayanlara da açıyor. Tarikatın Kasımpaşa’daki merkezi her sene Bolu’da ve Çorum’da düzenlediği "Devran" adlı zikir törenleriyle tanınıyor. Bolu’daki son devrana 2 bin kişi katılmıştı.

ADIYAMAN-ANKARA-AFYON-SAKARYA-İSTANBUL

Menzilciler

Nakşibendi Tarikatı’nın Menzil Kolu adını Adıyaman’ın Menzil köyünden alıyor. Cemaatin en ünlü ismi, uğradığı zehirli iğne saldırısından bir süre sonra hayatını kaybeden Raşit Erol. Şeyh postunda şimdi kardeşi Abdülbaki Erol oturuyor. Şeyh adaylarından Fevzettin Erol ise şimdilik cemaatin Ankara ve Afyon örgütlenmesini yönetiyor. Menzilcilerin Ankara çevresi "Semerkant Grubu" olarak da adlandırılıyor. Fevzettin Erol, yılın bir bölümünü de Afyon’daki merkezde geçiriyor. Cemaat ekonomik gücünü özellikle kendilerine derviş adını veren müritlerin kurduğu şirketlerin belediyelerden aldığı ihalelerle arttırıyor. Raşit Erol’un "İmanı kurtarmanın ve pekiştirmenin kafi olduğu bir devir yaşıyoruz" anlayışıyla hareket eden cemaatin Adıyaman Menzil ve Ankara merkezleri özellikle alkol bağımlılığından kurtulmak isteyen kişilerin ilgi odağı.

SİİRT- ANKARA- İSTANBUL- ELAZIĞ

Tillocular

Kurucuları Sultan Memduh Hazretleri’nin türbesinin bulunduğu Siirt’in Tillo beldesi manevi merkezleri. Süryanice "Yüksek Ruh" anlamına gelen Tillo geleneği Kadiri Tarikatı’nın en güçlü kollarından. Siyasete uzak durmaları nedeniyle İcmalcilerden, Kadiri-Rufai geleneğinde faaliyet sürdürmesi nedeniyle de Galibilerden ayrılıyor.

HATAY-GAZİANTEP-ŞANLIURFA-KİLİS-MARDİN-BATMAN

Hazneviler

Türkiye Kürtleri arasında en güçlü Nakşibendi cemaatlerinden biri. Merkezi Suriye’de. Hatay, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin ve Batman ’da örgütlüler. Cemaatin şeyhi Muhammed Haznevi yılda en az bir kez Türkiye’ye gelip, zikir törenlerini yönetirdi. Geçen yıl öldüğünde, binlerce Türk müridinin cenaze töreni için Suriye’ye geçmek istemesi haber bültenlerine konu olmuştu. Şeyhliği Muhammed Haznevi’nin oğlu Muhammed Muta Haznevi üstlendi.

SAKARYA-DÜZCE-BURSA

Hakikatçılar

Hemen hemen tüm cemaatlere karşı yürüttüğü mücadeyle tanınan Hakikatçılar’ın şeyhi Ömer Öngüt. Adapazarı’nda yaşıyan Öngüt, Cemalettin Kaplan, Fethullah Gülen, Necmettin Erbakan, Süleymancılar, İsmailağa Cemaati ve Diyanet’e yönelik ağır eleştiri içeren kitaplarıyla tanınıyor. Sakarya başta olmak üzere Düzce, Bursa ve Ankara’da önemli sayıda müride sahip. Tarikat, şeyhe mutlak itaat ilkesiyle yaşıyor.

KAYSERİ

NakşibendiYahyalı Cemaati

Kayseri’de Gülen Cemaati’yle birlikte en güçlü dini grup. Nakşibendi tarikatının Anadolu’daki en önemli kolları arasında. Yahyalı Hacı Hasan Efendi’den alıyor adını. Şimdi şeyh postunda oturan kişi Ramazan Dinç. Cemaat, Kayseri’deki sanayi gelişimine paralel olarak hızla büyüdü. Müritleri arasında Kayseri’nin önde gelen işadamları bulunuyor.

İSTANBUL

Işıkçılar

Seyit Abdülhalim Arvasi’ye bağlı Hüseyin Hilmi Işık’ın kurduğu cemaat günümüzde İhlas Holding şemsiyesi altında büyüdü. Cemaatin lideri Enver Ören’in rahatsızlığı ve İhlas Finans’a el konulması cemaatin güç kaybetmesine neden oldu.

TÜRKİYE’NİN EN YAYGIN İKİ CEMAATİ

Gülen Cemaati ve Nurcular

Türkiye’nin tarikat ve cemaat haritasında Nurcular ağırlıklı yer işgal ediyor. Tarikatın en ünlü ismi Fethullah Gülen’in etkinlik alanı Türkiye’nin tüm illerini kuşatıp, tarikat okulları kanalıyla Afrika’dan Uzakdoğu’ya uzanıyor. 1941 doğumlu Gülen, 1970’lerden itibaren Nur hareketi içinde gözyaşı eşliğindeki vaazlarıyla kendi yolunu çizdi. Akyazılılar ve Türkiye Öğretmen Vakfı gibi kuruluşlarla başlayan örgütlenmesi bugün büyük bir ekonomik ve siyasi güce dönüşmüş durumda. Cemaatin medyadan eğitime, finansa, sağlık sektörüne kadar pek çok alanda yatırımı bulunuyor. Gülen uzun süredir ABD’de yaşaması, olası vefatı sonrasında bu büyük ekonomik gücün nasıl paylaşılacağı belli değil. Nur cemaatinin içinde adı sık geçen diğer gruplar şunlar: Liderliğini Mehmet Kutlular’ın yaptığı Yeni Asyacılar (İstanbul), liderleri İzzet Yıldırım, Hizbullah tarafından kaçırılıp öldürülen Med-Zehra Vakfı çevresi (Doğu-Güneydoğu Anadolu), Müslüm Gündüz liderliğindeki Aczmendiler (Elazığ-İstanbul), Yeni Nesilciler, Yazıcılar

Süleymancılar

Cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan, soyunu Nakşibendi Şeyhi Selahaddin İbni Seracettin ’e dayandırıyor. Zamanla bağımsız bir yol izledi. Kurduğu Kuran kurslarından yetişen öğrenciler, hocalarının mehdiliğine iman edip, Süleymancılar cemaatini oluşturdu. Ege ve Akdeniz bölgelerinde güçlenen Süleymancılar zamanla tüm yurda yayıldı. Faaliyetlerini "kurs ve okul talebelerine Yardım Dernekleri" adı altında yürütüyor. Hakikatçılar’ın şeyhi Ömer Öngüt, Süleymancılar’ı "Dinleri Süleymancılık, imanları para, huyları gasp, meslekleri de dilencilik olan bir cemaat" olarak adlandırıyor. Türkiye’nin her ilinde en az bir Kuran kursuna sahip cemaatin, kurs ve öğrenci yurtlarının toplam sayısının 1500’ü bulduğu söyleniyor. Tunahan ’ın ölümünün ardından cemaat liderliğine Kemal Kaçar geçti. o­nun vefatı sonrasında ise cemaat her ne kadar reddedilse de iki kardeş Ahmet Denizolgun ile Beyazıt Denizolgun arasında bölündü.

İSTANBUL-ANKARA

İskenderpaşa Cemaati

Geçmişi 1800’lü yıllara, Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi’ne uzanıyor. Uzun süre, Gümüşhanevi tekkesi cemaate ismini verdi. Mehmet Zahit Kotku şeyhlik postuna oturduktan sonra, görev yaptığı İskenderpaşa Camii tarikata ismini verdi. Kotku’nun ölümünden sonra liderliğe geçen damadı Prof. Esad Coşan da 2001 Şubat’ında Avustralya’da trafik kazasında öldü. Post oğlu Nurettin Coşan’a kaldı. Esat Coşan, tarikatı kurduğu vakıflar sayesinde büyüttü. Bunların en etkini Hakyol Vakfı. Koşan, İlim Kültür ve Sanat Vakfı ile Sağlık Vakfı’nı da kurarak örgütlenmeyi genişletti. "Hanım Dernekleri"yle kadın örgütlenmesine yöneldi. Şu andaki lider Nurettin Coşan, dini eğitiminin yanı sıra New York’ta işletme öğrenimi gördü. Babasının isteğiyle 1996’da aile şirketi Server Holding’in yöneticiliğini üstlendi. Ticari faaliyetleri ve seyahatleri nedeniyle liderlik görevini yerine getiremediğini iddia eden bir grubun muhalefet başlattığı ve tarikattan koptuğu söyleniyor. Siyasetin birçok önemli ismi cemaatle gönül birliği içinde: Eski cumhurbaşkanı Turgut Özal, başbakana Recep Tayyip Erdoğan, Korkut Özal, maliye bakanı Kemal Unakıtan, bir dönem için dahi olsa Necmettin Erbakan. İskenderpaşa Tarikatı’nın bir de siyasi partisi var: "Sağduyu Partisi." Recep Tayyip Erdoğan’ın, 3 Kasım 2002 Seçimleri sonrasındaki ilk cuma namazını Ankara’nın Dikmen semtindeki Mehmet Zait Kotku Camii’nde kılması bu gönül bağının sembolik işareti olarak değerlendiriliyor.

İZMİR-MANİSA-AYDIN


Melamiler


Melami Tarikatı’nın kamuoyu önüne çıkan en önemli ismi Ahmet Arslan. Emekli astsubay Arslan, Şeyh Hasan Özlem’in 1996’da ölümünün ardından posta oturdu. 66 yaşındaki Arslan, Manisa’nın Salihli ilçesinde yaşıyor. Cemaatin Aydın, Adana, Uşak ve İzmir’de mürit grupları bulunuyor. Tarikatın diğer önemli ismi Davud Yılmaz. 73 yaşında, İzmir’de yaşıyor ve küçük bir cemaati kontrol ediyor. İstanbul’da da takipçileri var. "İbadet gizli, gösterişsiz olmalı" yaklaşımını savunan Melamiler genellikle ev toplantılarında bir araya geliyor.

İSTANBUL-KONYA-ANKARA


Erenköy Cemaati

Kökleri Kelami Dergahı’na ve şeyhi Erbilli Mehmet Esat’a dayanıyor. Mehmet Esat, tekkeler kapatılınca Erbil’deki arazilerini satıp, İstanbul’a yerleşti. Erenköy’de bir köşk aldı, cemaatin temellerini attı. Menemen Ayaklanması’na karıştığı iddiasıyla gözaltındayken rahatsızlanıp hayatını kaybetti. Erenköy Cemaati, Mehmet Esat’ın halifesi Mahmud Sami Ramazanoğlu’nca kuruldu. Nakşibendi geleneği içinde, esnaf ve işadamlarının kolu olarak biliniyor. Ramazanoğlu’nun ardından cemaatin dini sorumluluğunu Musa Topbaş üstlendi. o­nun ölümüyle üç isim ön plana çıktı: Yeni Şafak’ın eski başyazarı Ahmet Taşgetiren, Eymen Topbaş ve Konya’da yaşayan Tahir Büyükkörükçü. Şeyh postuna Büyükkörükçü’nün oturduğu ileri sürülüyor. Konya’da Erenköy Mahallesi’nde yaşayan Büyükkörükçü bir dönem Milli Selamet Partisi milletvekilliği de yapmıştı. Erenköy Cemaati’nin Ankara örgütlenmesini ise Muradiye Vakfı yürütüyor.

İSTANBUL

İsmailağa Cemaati

Kurucusu Ebuishak İsmail Efendi, 1723’te Fatih’te adını taşıyan camiyi inşa ettirdi. Ölümünden sonra cemaati tarikat yoluna girdi. Şeyh Batumlu Ali Haydar Efendi, 1960’da ölene kadar liderliği yürüttü. Görevi İsmail Ağa Camii imamı Mahmut Ustaosmanoğlu devraldı. Cemaat İstanbul’un merkezi Fatih’te, Türkiye’nin en dikkat çeken İslami gettosunu oluşturdu. Sarık, şalvar ve cübbeli giyimleriyle diğer Nakşibendi gruplarından ayrılıyorlar. İsmailağa Cemaati, Ustaosmanoğlu’nun kökeni nedeniyle İslami gruplar içinde "Oflular" olarak da tanınıyor. Cemaatin önde gelen bazı isimlerinin Salih Mirzabeyoğlu liderliğindeki İBDA-C ile birlikte hareket etmesi, grubun radikalleşme potansiyelinin bir kanıtı gösteriliyor.

Okan KONURALP
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
gamzemen
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 19-09-2007, 00:45:01 »

BU SAYFADA YAYINLANAN TARİKATLAR  HARİTASINDA  DOĞU İLLERİNİN İÇİNDE  YER ALDIĞI BÖLÜM,KUZEY KÜRDİSTAN OLARAK BELİRTİLMİŞ.BUNU YAZAN VE YAYINLAYANLAR HAKKINDA BİLGİ VERİRSENİZ SEVİNİRİZ.HANGİ  GÖRÜŞE HİZMET EDİYORSUNUZ.BİLELİM DE SİTEYE ONA GÖRE GİRELİM.BU HARİTAYI KINIYORUM...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
fibal
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 19-09-2007, 00:51:13 »

tarikatları yönlendirenlerin bu şekilde bir harita çizdiklerini. ülkeyi bölmek için neler yaptıklarını. türkiyeyi ne gözle gördüklerini. Bunlara alet olan sözde tarikat görünümündeki, bizi içten yakalayıp. İslam dinini, tanrı dini haline getirmek isteyenleri. Herkesin görmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu haritayıda internetten buraya aldık. Herkesin  bu konuda birşeyler yapması gerektiğini düşünüyoruz.
siteyi gezerseniz. yazılanları, ve sitenin ana temasını gördükten sonra, siteye vermiş olduğunuz. kınama cezasını bir daha değerlendirmenizi sizden istersek.  çok şeymi istemiş oluruz.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
gamzemen
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 19-09-2007, 00:58:25 »

HARİTAYI YAYINLARKEN ŞİMDİ YAPTIĞINIZ AÇIKLAMAYI  YAPSAYDINIZ DAHA AKILLICA OLMAZMIYDI.BU HARİTAYI GÖREN BİRİ İLK ANDA  NE DÜŞÜNÜR.CEVABINI SİZ VERİN.HEM  SİTE HAKKINDA BİLGİ İSTEMEK ÖNYARGILI  OLMADIĞIMI GÖSTERİR.BEN YİNEDE   BU HARİTAYI KINIYORUM.SİZİ DEĞİL
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
gülgüzeldir
muzis
ÜYE
*
Mesaj Sayısı: 721

« Yanıtla #4 : 19-09-2007, 01:01:26 »

çok çok haklısınız

bende bu haritayı kınıyorum


arkadaşlar sizleri deyil
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

Aşkım diyeni deyil aşkından öleni sev.
Yüzüne güleni deyil sensizliğe aglayanı sev.
Giderken boynuna sarılıp unuttamam diyeni degil,
Boynunu büküp sessizce ardından bakanı sev.
fibal
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 19-09-2007, 01:06:22 »

Bu harita bir düşünen değil. Bir düşünenin eseri. Hatta düşünenlerin eseri. Biz ne yapıyoruz bunun karşısında, yaptığımız şu. birimiz bir tarikata giriyoruz, diğerimiz öbür tarikata giriyoruz. Sonra başlıyoruz. senin tanrını benim tanrım döver demeye.
 Sonrada bu yaptığımız kayıkçı kavgasının adına HİZMET, diyoruz.
 soruyorsun , sözde tarikat ehli olduklarını söyleyenlere.
HİZMET NEDİR?
Cevap yok.
bir tarafta laikliğin tarifi yok, öbür tarafta da hizmetin tarifi yok.
bu millette bir kör döğüşüdür gidiyor.
İnsanlarımızı , her birimiz, üzerimize düştüğü kadar, uyandırmak, birbirimizle paylaşımda bulunup, birbirimizi uyandırmak bilgilendirmek zorundayız. bir kürt haritası çizmişler ülkemizde diyoruz. kimse duymuyor. görsel olarak koyunca. ne dendiği ne o zaman dikkat ediliyor.
insanlar görmediklerine kolay kolay inanmıyorlar.
Sanırım cevabım yeterli olmuştur.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
fibal
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 19-09-2007, 01:10:35 »

Ayrıca size teşekkür ederim. o yazı oraya konalı bir ay olmuş.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
gamzemen
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 19-09-2007, 01:19:39 »

konunun o tarafına  hiç girmedim.ben şunu bilir şunu söylerim.mü'minler kardeştir.ben sadece haritayı yayınlarken bir açıklama yapsaydınız daha güzel olurdu dedim.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
fibal
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 19-09-2007, 01:30:42 »

konunun o tarafına  hiç girmedim.ben şunu bilir şunu söylerim.mü'minler kardeştir.ben sadece haritayı yayınlarken bir açıklama yapsaydınız daha güzel olurdu dedim.
takdir edersinizki burası bir yorum sitesi. Siteye girerken okumuşsunuzdur. kimseyi
yönlendirme hakkımız olmadığını düşünüyorum.
bu haritanın nasıl bir açıklamasını yapmalıydım mesela. bu harita o tarihte hürriyet gazetesinde bu şekilde yayınlandı. onur konuralp tarafından.

ben burada yeri gelmişken bu haritayı çizen kişiyi sizlere ismi ile tanıtayım. hackerlerimiz tarafından. gerekli cevabı aldılar zaten


bu haritayı çizen kişi

gürsel çapanoğlu

Türkiye'de ırkçı anlayışın Kürt Ulusuna karşı kanlı saldırıları, demokrasinin olmazsa olmazı olan Kürt ulusunun söz hakkına karşı da devam etti. Lekolin sadece gerçekleri anlatmaya çalışan internet dünyasında bir site ve ırkçı anlayış bunada tahammül edemedi. Biz Kürtler her yerde söz hakkımızı ve ulus olarak haklarımızı savunacağız.
Türk ırkçılarının saldırıları sonucu o­n günlük bir sürede yayın yapamadık. Bundan sonra daha güçlü yolumuza devam edeceğiz.
Üyelerimizden ve dostlarımızdan gelen desteklere teşekkür ederken, kendilerini Kürt safında görüpte bu saldırıyı kınamayan bazı internet sitelerine sitemlerimizi gönderiyoruz.
Ayrıca bizimle eş zamanda saldırıya uğrayan ve kapanan PDK-Bakur sitesine desteklerimizi ve bu saldırıyı kınadığımızı bildiriyoruz.

Moderatöre Bildir   Kayıtlı
gamzemen
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 19-09-2007, 01:35:49 »

her işte bir hayır var.bir yorum olayı ne hale getirdi.bilgi sahibi olduk.tşkrlr.bu arada açıklama yapılmış oldu.yönlerdirmedizin yani...
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
fibal
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : 19-09-2007, 01:35:53 »

Bu haberi hürriyetten aynen aldık.
Burada sorgulanması gereken bir başka olayda.
hürriyetin bu ülkeye bakışı....
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
fibal
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : 19-09-2007, 01:38:08 »

BU ARADA SİZE HOŞGELDİNİZ DE DİYEMEDİK.
HOŞGELDİNİZ ARAMIZA.   yes
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
ırmak
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : 20-09-2007, 01:40:19 »

bu haritayı çizenleri kınıyorum. ve kişilerin cemiyetleri hakkında soruşturma yapılmış mı yada yasal bir işlem yapılmış mı merak ediyorum
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
okyanus
muzis
ÜYE
*
Mesaj Sayısı: 812

« Yanıtla #13 : 20-09-2007, 04:50:14 »

takdir edersinizki burası bir yorum sitesi. Siteye girerken okumuşsunuzdur. kimseyi
yönlendirme hakkımız olmadığını düşünüyorum.
bu haritanın nasıl bir açıklamasını yapmalıydım mesela. bu harita o tarihte hürriyet gazetesinde bu şekilde yayınlandı. onur konuralp tarafından.

ben burada yeri gelmişken bu haritayı çizen kişiyi sizlere ismi ile tanıtayım. hackerlerimiz tarafından. gerekli cevabı aldılar zaten


bu haritayı çizen kişi

gürsel çapanoğlu

Türkiye'de ırkçı anlayışın Kürt Ulusuna karşı kanlı saldırıları, demokrasinin olmazsa olmazı olan Kürt ulusunun söz hakkına karşı da devam etti. Lekolin sadece gerçekleri anlatmaya çalışan internet dünyasında bir site ve ırkçı anlayış bunada tahammül edemedi. Biz Kürtler her yerde söz hakkımızı ve ulus olarak haklarımızı savunacağız.
Türk ırkçılarının saldırıları sonucu o­n günlük bir sürede yayın yapamadık. Bundan sonra daha güçlü yolumuza devam edeceğiz.
Üyelerimizden ve dostlarımızdan gelen desteklere teşekkür ederken, kendilerini Kürt safında görüpte bu saldırıyı kınamayan bazı internet sitelerine sitemlerimizi gönderiyoruz.
Ayrıca bizimle eş zamanda saldırıya uğrayan ve kapanan PDK-Bakur sitesine desteklerimizi ve bu saldırıyı kınadığımızı bildiriyoruz.



ben  zaten  bu  işin  içinde  bir  çapanoğlu  nun  parmağının  olduğunu  anlamıştım grineo6 grineo6
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

ALLAH  ve RESÜLÜ`ne  düşman olmayan  herkese
hakkımı  helal  ediyorum.
karadefter
muzis
*
Mesaj Sayısı: 242

« Yanıtla #14 : 24-09-2007, 14:01:45 »

Bu haberi hürriyetten aynen aldık.
Burada sorgulanması gereken bir başka olayda.
hürriyetin bu ülkeye bakışı....

bu ülkeye ihanet edenlerin sayısının artması direncimizi kıramaz bu tür tarikatlar üzerinden,etnik kimlikler üzerinden yapılan operasyonlar bizim tahammül sınırımızın ölçüyor
bunlar (türkler) nereye kadar ses çıkarmıyor testini yapmaktalar.
Moderatöre Bildir   Kayıtlı

vatan yahut silistre
Kavramlar
Ziyaretçi
« Yanıtla #15 : 29-09-2007, 23:17:49 »

Bu haberi hürriyetten aynen aldık.
Burada sorgulanması gereken bir başka olayda.
hürriyetin bu ülkeye bakışı....


Demokrasinin önündeki en büyük engel Hürriyet Gazetesi'dir
   Nuh GÖNÜLTAŞ

- BUGÜN

Hürriyet zaman zaman reklâmlar yayınlar ve bu reklâmların genel teması, "Hürriyet = Özgürlük" yaklaşımından mülhem şeylerdir.

Kaptan da, kimi zaman bu reklâmlarda yer alır, ne kadar hoşgörülü, ne kadar şirin olduğunu ispatlamaya çalışır. Kimi zaman, sokaklarda özgürce koşuşturan insanlar, kimi zaman genel yayın yönetmeniyle görüşmek isteyen küçük kızın hemencecik Kaptan'ın yanına alınması, kimi zaman bir aile motifiyle Hürriyet'in bütün Türkiye'nin özeti olduğu falan olur bu reklâmların içinde...

Ama bütün bu reklâmların ortak özellikleri vardır. Mesela, cemaat baskısı içinde olmayan ve herkese özgürlük isteyen Kaptan, bu reklâm görüntülerinin içinde bir tanecik başörtülünün bulunmasına tahammül edemez. Tıpkı "mahalle baskısı var" diyerek yaygarayı kopardığı halde kendisine günlerdir sorulan "Madem sizde mahalle baskısı yok, plazanızda kaç başörtülü var?" sorusuna cevap veremediği gibi...

Kaptan böyle yaparsa, tayfaları ne yapmaz diyeceksiniz? Elhak öyledir.

Özdemir İnce'sinden tutun da Bekir Coşkun'una kadar yazarlarının hiçbiri demokrasiyi açıkça savunamaz, savunmaz. Demokrasiyi sadece kendileri için isterler. Ara sıra demokratik çıkışlar yapanlara da fırçayı kaymayı ihmal etmez kaptan. Hadi Uluengin'in yazılarına verdiği tepki, bunun tipik bir örneğidir. Asker emir verdi mi derhal uygular. Andıçlamalar konusunda sürati herkesi şaşırtır. Mehmet Ali Birand ve Cengiz Çandar'ı hiç düşünmeden kurtların önüne atıvermiştir mesela. Bunun cevabını da veremez.

Kaptan'ın bir diğer özelliği ise sürekli özeleştiri yapmasıdır. Bunu o kadar çok yapar ki, onu tanımayanlar kendisini Tanrı'ya adamış, bir keşiş olduğunu düşünebilir. Ama günah çok olunca, günah çıkarmak için günlerce yazılsa yeridir tabii...

Bir de patronunun menfaatlerini çok iyi korur. O konuda da başarılıdır. Zaten Hürriyet gibi bir gazetenin başında uzun yıllardır durması, bunun en iyi ispatıdır. Ama patronunu savunurken bile cümlelerini demokrasi, insan hakları, evrensel hukuk gibi soslarla süslemeyi ihmal etmez.

Ama ne yazık ki, bütün bu yaptıklarının ardından Hürriyet'in demokrasiye ne kadar zarar verdiğini göremez, görmek istemez.

Hürriyet gazetesinin günden güne Cumhuriyet gazetesi haline geldiğini görmediği gibi.

Yani okuyucu yakında aslı varken niye astarını okuyayım diyerek Hürriyet'i bırakarak Cumhuriyet'e dönebilir.

Hürriyet, bugün ne yazık ki Türk demokrasisinin gelişmesinin önündeki en büyük engel haline gelmiştir. Zaten yabancı basın Hürriyet'i "Ordu yanlısı gazete" olarak tanımlıyor!
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
fibal
Ziyaretçi
« Yanıtla #16 : 22-01-2008, 20:40:49 »

Türkiye´nin en büyük problemi Hürriyet Gazetesi´dir!
   Nuh Gönültaş

Daha önce bir kere daha yazdım. Şimdi gene yazıyorum: Türkiye'nin en büyük sorunu Hürriyet Gazetesi'dir. Başbakan kendilerine çıkıştı ya, hemen tehdit başladı: "Suud Kralı'nın hediyeleri neydi, nerede" vs.

Yazarlarından birisi aynı gün "Nerede Kralın hediyeleri" diye sorarken, öteki "Cumhurbaşkanı açıklayacak, büyük ihtimalle kayıtlıdır" diye yazıyor. Arkasından bir şey çıkmayacağı belli olduğu için mi acaba böyle ikircikli davranılıyor? Bu mu elinizde hükümete ve Cumhurbaşkanına karşı kullanacağınız koz. Grubun hiç de radikal olmayan Radikal'i hemen de "Namaz kılınan okul" manşeti atmış. Bir tek imam eksikmiş. öğrenciler ders öncesi beraber namaz kılıyorlarmış.

Yok yok, içtikleri şaraptan bunların kimyası bozulmamış da başbakan kimyası bozulmuş! Beş yılda 10 kat büyüyenlerin bünyesi sağlam oluyor da Başbakan'ın kimyası bozuluyor. Tabii sağlıklı büyüme değil bu, obezite...
Obezlik. Sizin zamanınızda beş yılda 10 kat büyüdüler, yoldan çekilin, engel olmayın, 2. beş yılda 20 kat daha büyüsünler. Kendilerini birinci güç görüp, ülkede hükümetler devirip, hükümetler kurdursunlar. Hoşlanmadıkları bakanı azlettirsinler. Her zaman her yerde kendileri 1. sınıf olsun, diğerleri mümkünse hiç olmasın. "Kirli Gazetecilik" başlığına niçin kızıyorsunuz ki. Hani "Vakit Gazetesi yazdıkça siz zengin oluyordunuz". Bu söz size ait değil mi? Peki şimdi niye savunmaya geçiyorsunuz ki!

1948 yılında "Hürriyet" adıyla yayın hayatına atılan bu gazete bazen aba altından sopa göstererek, bazense alenen her türlü hürriyetin karşısında karşısında durmaktadır. özgürlük satan gazetemizin amiral gemisi kaptanı da demokrasi istiyormuş gibi yaparak totaliter olanı savunmakta, modernite yanlısıymış gibi görünerek statükoculuğun en babasını yapmaktadır. Herkesi eleştirirken, kendisini eleştirilmez sanmakta, eleştirdiği insanları "Niye eleştiriye katlanamıyorsunuz" diyerek sigaya çekerken, kendisini eleştirenleri yok etmeye çalışmaktadır.

Bu ikircikli, güvensiz, nabza göre şerbet veren, durumu kurtarmaya yönelik, her devrin adamı tavrını ne yazık ki bütün gazeteye yaymayı başarabilmiştir. Gazetesindeki çok renkliliği öldürmüştür. Buradaki çok renklilik olsa olsa "haki"nin varyasyonları olabilir ki buna da tek tonda kakofoni denebilir. çünkü baktığınızda aslında bütün köşecileri aynı köşeyi dönmektedir. Bu anlamda büyük bir tek seslilik olduğunu söylemek mümkündür. Gazetesinde "Neden bir tane bile başörtülü çalışanı olmadığını" açıklayamaz mesela. "Hürriyet Türkiye'dir" falan diye reklâmlarda attırmak elbette basit bir göz boyacılığından başka bir şey değildir. Kendisini Medya Partisinin değişmez lideri olduğuna o kadar inandırmıştır ki, iktidar mücadelesinde "eleştirileri hazmedememekle suçladığı" Başbakan'la aynı safta durduğunun farkına varamamaktadır. Tıpkı 40 yıldır koltuğunu bırakmayan bazı küçük sendika liderleri gibi yayın yönetmenliği koltuğuna sıkı sıkıya yapışmıştır. Neredeyse gazetesiyle aynı yaşta olduğu için belki de Hürriyet'i tek yumurta ikizi sanmaktadır. Belki bu yüzden hem Hürriyet'in hem de kendisinin sonsuza kadar yaşayacağını, kurdukları menfaat düzeninin de ilelebet yaşayacağını düşünmektedir. ...

Ve nokta: Hürriyet işte bu yüzden, bu soğuk savaş döneminde kalmış anlayış ve onu bu şekilde yöneten yayın yönetmeni yüzünden Türkiye'nin gelişmesinin önündeki en büyük engeldir. Bu durum bir gün yayın grubu sahibinin de canını acıttığında kendisine yol verilecektir. Bugün mağdur ettiği yüz binlerce insan için vicdanında hiç gözyaşı dökmeyen Medya Partisi Lideri, belki o zaman Emin çölaşan gibi anılarını yazıp timsah gözyaşları dökecektir
Moderatöre Bildir   Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Powered by SMF 1.1.19 | SMF © 2006-2011, Simple Machines
Simple Audio Video Embedder

ozerhost
SimplePortal 2.3.3 © 2008-2010, SimplePortal